Hakan Uçar

Tedavi rehberi

Kalp Ablasyonu (Kateter Ablasyonu) Nedir?

Tedavi rehberi 22 dk okuma
Kasık damarından kalbe ilerletilen kateterlerle ritim bozukluğunun hedeflendiği kalp ablasyonu

Kalp ablasyonu ya da kateter ablasyonu, kalpte ritim bozukluğunu başlatan veya sürdüren elektriksel odağın, anormal iletim yolunun ya da belirli bir elektriksel devrenin kateterlerle hedeflendiği girişimsel bir işlemdir. Kateterler çoğunlukla kasık bölgesindeki damarlardan kalbe ilerletilir; bu nedenle işlem açık kalp ameliyatı değildir. Ablasyonun nasıl yapılacağı, hangi dokunun hedefleneceği ve hangi enerji türünün kullanılacağı ritim bozukluğunun tipine göre değişir. [14]

Kalp ablasyonu neyi amaçlar?

Kalbin düzenli çalışmasını sağlayan kendine özgü bir elektrik sistemi vardır. Bazı ritim bozukluklarında sorun, normalde bulunmaması gereken ek bir iletim yolundan; bazılarında küçük bir elektriksel odaktan; bazılarında ise elektriksel uyarının kalp içinde dönüp durduğu bir devreden kaynaklanır.

Kateter ablasyonunun amacı bu mekanizmayı tanımlamak ve ritim bozukluğunu sürdüren dokuyu elektriksel olarak etkisizleştirmek veya izole etmektir. Bu nedenle işlemi yalnızca “kalpte bir bölgenin yakılması” şeklinde tarif etmek doğru değildir. Radyofrekans enerjisi ısı etkisi oluştururken kriyoablasyon soğutma, pulsed field ablation (PFA) ise elektrik alanları üzerinden geri dönüşümsüz elektroporasyon mekanizmasını kullanır. [2,6]

Elektrofizyolojik çalışma (EPS / EFÇ) nedir?

Elektrofizyolojik çalışma (EPS; Türkçede elektrofizyolojik çalışma, EFÇ), kalbin elektriksel aktivitesinin damar yoluyla yerleştirilen kateterlerle ayrıntılı biçimde incelenmesidir. Bazı ritim bozukluklarında işlem sırasında kontrollü elektriksel uyarılar verilerek aritminin nasıl başladığı ve hangi yoldan ilerlediği belirlenir.

Ablasyon yapılacaksa elektrofizyolojik çalışma çoğu zaman aynı işlemin haritalama bölümünü oluşturur: önce ritim bozukluğunun kaynağı veya devresi tanımlanır, ardından uygun hedefe ablasyon uygulanır. Her elektrofizyolojik çalışma mutlaka ablasyonla sonuçlanmak zorunda değildir. [3,5]

Kalp ablasyonu hangi ritim bozukluklarında uygulanabilir?

Her çarpıntı ablasyon gerektirmez. Önce ritim bozukluğunun EKG, Holter, olay kaydedici veya başka uygun yöntemlerle belgelenmesi ve türünün belirlenmesi gerekir. Ablasyon kararı; aritminin tipi, belirtiler, atakların sıklığı, kalbin yapısı, eşlik eden hastalıklar, daha önce kullanılan tedaviler ve işlemin beklenen fayda–risk dengesi birlikte değerlendirilerek verilir. [15]

Supraventriküler taşikardi (SVT)

Supraventriküler taşikardiler, çoğunlukla kalbin üst bölümlerinden kaynaklanan hızlı ritim bozukluklarını kapsar. AVNRT, aksesuar yol üzerinden gelişen AVRT ve Wolff–Parkinson–White (WPW) sendromuyla ilişkili taşikardiler ile bazı fokal atriyal taşikardiler bu gruptadır.

Bu aritmilerde ablasyon, ritmi sürdüren ek iletim yolunu, devrenin kritik bölümünü veya anormal odağı hedefleyebilir. Tedavi kararı aritminin kesin tipine, semptomlara ve hastanın klinik özelliklerine göre verilir. [3]

Atriyal flutter

Tipik atriyal flutter, sağ kulakçıkta belirli bir elektriksel devrenin tekrar tekrar dönmesiyle oluşur. Tipik flutter ablasyonunda çoğunlukla bu devrenin kritik bir parçası olan kavotriküspit istmus hedeflenir. Ancak her atriyal flutter aynı mekanizmaya sahip değildir; daha önce kalp ameliyatı veya ablasyon geçirmiş kişilerde farklı devreler görülebilir. [3]

Atriyal fibrilasyon (AF)

Atriyal fibrilasyon (AF), kulakçıklarda düzenli elektriksel aktivitenin bozulduğu ve düzensiz bir ritmin ortaya çıktığı aritmidir. AF ablasyonunda temel hedef çoğu hastada pulmoner ven izolasyonu (PVI) adı verilen işlemdir. PVI ile akciğer toplardamarlarının sol kulakçığa açıldığı bölgelerden gelen elektriksel tetiklerin kulakçık dokusuna yayılması engellenmeye çalışılır. [1,2]

AF ablasyonu ayrı bir klinik karar alanıdır. İşlem kararı yalnızca “AF var” bilgisine göre değil; belirtilere, AF’nin paternine, eşlik eden hastalıklara, kalbin yapısına, daha önceki ritim kontrol tedavilerine ve hastanın tercihine göre verilir. 2024 ESC kılavuzunda kateter ablasyonu, paroksismal AF’de uygun hastalarda ilk ritim kontrol seçeneklerinden biri olarak yer alırken; ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı veya tolere edilemediği paroksismal ve persistan AF’de de güçlü bir tedavi seçeneğidir. [1]

PVC ve ventriküler taşikardi

Prematüre ventriküler kontraksiyonlar (PVC; erken karıncık vuruşları) çok farklı klinik anlamlara sahip olabilir. Bazı kişilerde seyrek ve iyi huylu olabilirken, bazı hastalarda yüksek PVC yükü belirtilere veya kalp fonksiyonunda bozulmaya eşlik edebilir. Seçilmiş hastalarda PVC odağının ablasyonu değerlendirilebilir.

Ventriküler taşikardi (VT) ablasyonu ise altta yatan kalp hastalığına, VT’nin tipine, ilaç tedavisine, ICD varlığına ve klinik tabloya göre planlanır. Yapısal kalp hastalığı bulunan ve bulunmayan hastalarda yaklaşım aynı değildir. Bu nedenle “her VT’de ablasyon” şeklinde genel bir kural yoktur. [4,5]

Supraventriküler, flutter, atriyal fibrilasyon ve ventriküler aritmilerde hedef elektriksel odak veya devrenin haritalanması
Ablasyon kararı ritim türüne göre değişir; her çarpıntı aynı hedefi taşımaz.

Kalp ablasyonu nasıl yapılır?

İşlemin ayrıntıları ritim bozukluğuna göre değişmekle birlikte genel süreç şu aşamalardan oluşabilir:

  1. Ritim tanısının doğrulanması: EKG, Holter, olay kaydedici veya diğer ritim kayıtları incelenir.
  2. Kalbin yapısının değerlendirilmesi: Gerektiğinde ekokardiyografi ve ek görüntüleme yöntemleri kullanılır.
  3. İlaçların gözden geçirilmesi: Ritim ilaçları ve özellikle AF’de antikoagülan tedavi işlem planına göre düzenlenir.
  4. Damar yoluyla kateterlerin ilerletilmesi: Kateterler çoğunlukla kasıktaki toplardamar yoluyla kalbe ulaştırılır. Bazı ventriküler işlemlerde atardamar veya farklı giriş yolları gerekebilir.
  5. Elektriksel haritalama: Kalbin elektriksel aktivitesi kaydedilir; aritminin kaynağı, devresi veya hedef bölgesi belirlenir.
  6. Ablasyon: Hedef dokuya uygun enerji uygulanır.
  7. İşlem sonu kontrolü: Ablasyonun hedeflenen elektriksel sonucu sağlayıp sağlamadığı değerlendirilir.
  8. Gözlem ve takip: Kateterler çıkarılır; giriş yeri ve ritim bir süre izlenir.

İşlem süresi sabit değildir. Basit bir SVT ablasyonu ile sol kulakçıkta yapılan AF ablasyonu veya ventriküler taşikardi ablasyonu aynı süreyi ve hazırlığı gerektirmez. [25]

Kasık damarından kateterle elektrofizyolojik haritalama ve hedef dokuya ablasyon uygulanması
Önce ritim mekanizması tanımlanır; ablasyon uygun hedef belirlendikten sonra uygulanır.

Ablasyonda hangi yöntemler kullanılır?

Radyofrekans ablasyon (RF)

Radyofrekans ablasyonda kateter ucundan verilen enerji dokuda kontrollü bir ısı etkisi oluşturur. Böylece ritim bozukluğunu oluşturan hedef bölgede elektriksel iletimin kesilmesi amaçlanır. RF ablasyon SVT, atriyal flutter, AF ve bazı ventriküler aritmilerde kullanılan yerleşik yöntemlerden biridir. [2,3,5]

Kriyoablasyon ve kriyobalon

Kriyoablasyon dokuyu kontrollü biçimde soğutarak etkiler. AF tedavisinde kullanılan kriyobalon sistemleri, pulmoner venlerin giriş bölgesinde çevresel izolasyon oluşturmayı amaçlar. Radyofrekans ile kriyobalon arasında seçim yapılırken hasta anatomisi, aritmi tipi, kullanılan sistem ve klinik koşullar dikkate alınır. [2]

Pulsed field ablation (PFA)

Pulsed field ablation (PFA), ısı veya dondurma yerine çok kısa elektrik alan darbeleriyle geri dönüşümsüz elektroporasyon oluşturan, non-termal ağırlıklı bir ablasyon teknolojisidir. 2026 ortak EHRA/HRS/APHRS/LAHRS/CHRS bilimsel bildirisi, PFA’nın özellikle AF’de pulmoner ven izolasyonu için klinik kullanıma hızla girdiğini; randomize çalışmaların paroksismal AF’de sonuçlarının termal tekniklerle en azından karşılaştırılabilir olduğunu gösterdiğini belirtmektedir. [69]

Bununla birlikte PFA “en iyi”, “risksiz” veya her ritim bozukluğu için uygun bir yöntem değildir. Teknolojinin güvenlik profili kullanılan PFA sistemine ve uygulama alanına göre değişebilir; koroner spazm, hemoliz gibi PFA’ya özgü veya PFA ile ilişkili olabilecek durumlar da bilimsel literatürde izlenmektedir. Pulmoner ven dışındaki hedefler, uzun dönem dayanıklılık ve bazı kompleks aritmi uygulamalarında kanıtlar gelişmeye devam etmektedir. [6]

Radyofrekans ısı, kriyoablasyon soğutma ve pulsed field ablation elektrik alan etkisinin karşılaştırması
Üç yöntem farklı enerji kullanır; biri her ritim bozukluğu için “en iyi” veya risksiz değildir.

Atriyal fibrilasyon ablasyonu nasıl yapılır?

AF ablasyonunun ana hedefi çoğu hastada pulmoner ven izolasyonudur (PVI). Sol kulakçığa ulaşmak için çoğunlukla kasık toplardamarından sağ kulakçığa ilerlenir ve atriyal septumdan kontrollü geçiş yapılarak sol kulakçığa ulaşılır. Daha sonra pulmoner venlerin çevresinde elektriksel izolasyon oluşturulur. Kullanılan teknik RF, kriyobalon veya PFA olabilir. [1,2,6]

AF’nin zaman içindeki paterni de önemlidir:

  • Paroksismal AF: Kendiliğinden veya müdahaleyle 7 gün içinde sonlanan AF atakları.
  • Persistan AF: Kendiliğinden sonlanmayan; klinik çalışmalarda çoğunlukla 7 günlük eşik kullanılarak tanımlanan AF.
  • Uzun süreli persistan AF: En az 12 aydır devam eden ancak ritim kontrolünün hâlâ tedavi seçeneği olduğu AF.
  • Permanent (kalıcı kabul edilmiş) AF: Hasta ve hekim birlikte artık sinüs ritmini geri döndürmeye yönelik yeni girişim planlamamaya karar vermiştir. “Permanent” ifadesi hastalığın biyolojik olarak geri döndürülemez olduğu anlamına gelmez; bir tedavi stratejisini tanımlar. [1]

Bu ayrım önemlidir çünkü AF ablasyonu açısından hasta seçimi ve beklenen sonuçlar AF’nin paterni, süresi, sol kulakçık özellikleri ve eşlik eden hastalıklarla birlikte değerlendirilir.

Her atriyal fibrilasyon hastasında ablasyon gerekir mi?

Hayır. AF tedavisinde amaç yalnızca ritim kaydını düzeltmek değildir. Eşlik eden hastalıkların ve risk faktörlerinin yönetimi, inme riskinin azaltılması, hız veya ritim kontrolü ve düzenli yeniden değerlendirme birlikte ele alınır. 2024 ESC yaklaşımı bu bütünü AF-CARE çerçevesiyle tanımlar. [1]

Kateter ablasyonu özellikle ritim kontrol stratejisi düşünülen hastalarda gündeme gelir. Paroksismal AF’de uygun hastalarda ilk seçeneklerden biri olabilir. Persistan AF’de ve antiaritmik ilaç tedavisine rağmen belirtileri devam eden hastalarda da değerlendirilebilir. Ancak hasta tercihi, işlem riski, AF’nin süresi ve tekrar olasılığını etkileyen klinik özellikler kararın parçasıdır. [1,2]

Hipertansiyon, obezite, uyku apnesi, fiziksel aktivite düzeyi ve alkol kullanımı gibi değiştirilebilir etkenlerin yönetimi de AF tedavisinin önemli bir bölümüdür. Ablasyon bu faktörlerin yönetiminin yerine geçmez. [1]

Ablasyon sırasında uyutulur mu, ağrı hissedilir mi?

Sedasyon ve anestezi yöntemi yapılacak ablasyonun türüne, işlem süresine, kullanılan teknolojiye, hastanın klinik özelliklerine ve merkezin uygulamasına göre değişebilir.

Damar giriş bölgesinde lokal anestezi uygulanır. Bazı işlemler bilinçli veya derin sedasyonla, bazıları genel anesteziyle yapılabilir. Elektrofizyolojik çalışma sırasında ritim bozukluğu kontrollü biçimde tetiklendiğinde kısa süreli çarpıntı hissedilebilir. İşlem sonrasında kasık bölgesinde hassasiyet veya morarma görülebilir.

Bu nedenle “ablasyon tamamen ağrısızdır” veya “hasta hiçbir şey hissetmez” gibi herkese uyan bir ifade doğru değildir. [2,5]

Kalp ablasyonunun riskleri nelerdir?

Ablasyonun riskleri ritim bozukluğunun türüne, işlemin sağ veya sol kalpte yapılmasına, hedef bölgeye, damar giriş yoluna, kullanılan enerjiye ve hastanın eşlik eden hastalıklarına göre değişir. [2,4,5]

Olası komplikasyonlar arasında:

  • damar giriş yerinde kanama veya hematom,
  • damar yaralanması,
  • kalp duvarında perforasyon ve perikardiyal efüzyon/tamponad,
  • pıhtı ve inme gibi tromboembolik olaylar,
  • belirli hedeflerde normal iletim sisteminin etkilenmesi ve kalp pili gereksinimi,
  • AF ablasyonunda pulmoner ven darlığı,
  • frenik sinir etkilenmesi,
  • sol kulakçıkta termal ablasyon sırasında nadir fakat ciddi özofagus hasarı / atriyoözofageal fistül,
  • ventriküler ablasyonlarda hedef bölgeye göre farklı damar veya kapakla ilişkili komplikasyonlar

yer alabilir. [2,4,5]

PFA’nın çevre dokular üzerindeki etkisi termal yöntemlerden farklıdır; bazı termal komplikasyonların daha az görülmesi beklenirken PFA’nın da kendine özgü güvenlik başlıkları vardır. Bu nedenle enerji türü tek başına “risksiz işlem” anlamına gelmez. [6]

Ablasyon sonrası neler beklenebilir?

İşlemden sonra damar giriş bölgesi ve kalp ritmi bir süre izlenir. Hastanede kalış süresi, ayağa kalkma zamanı, araç kullanma ve fiziksel aktiviteye dönüş gibi konular işlemin türüne ve hastanın durumuna göre değişebilir. Bu nedenle tüm hastalar için tek bir saat veya gün vermek doğru değildir.

İlk günler ve haftalarda çarpıntı hissedilmesi her zaman ablasyonun başarısız olduğu anlamına gelmez. Özellikle AF ablasyonu sonrasında erken atriyal aritmiler görülebilir ve ritim takibi önemlidir. [2]

“Blanking period” ne demektir?

2024 EHRA/HRS/APHRS/LAHRS konsensüsü, termal AF ablasyonu sonrası 8 haftalık dönemi klinik araştırmalarda “blanking period” olarak tanımlamayı önermiştir. Bu dönemde görülen her atriyal aritmi atağı otomatik olarak işlemin başarısızlığı şeklinde kabul edilmez. Bununla birlikte sık, uzun süren veya belirgin şikâyet oluşturan ataklar klinik olarak değerlendirilmelidir. [2]

2026 PFA bilimsel bildirisi, PFA’nın inflamatuvar etkisinin termal ablasyondan farklı olabileceğini ve PFA sonrası erken nükslerin yorumlanmasında daha kısa bir dönemin araştırıldığını belirtmektedir. PFA için daha kısa blanking süresi henüz herkes için uygulanacak tek bir standart olarak kabul edilmemelidir. [6]

Ablasyondan sonra ritim bozukluğu tekrarlar mı?

Tekrarlama olasılığı aritmi türüne göre değişir. AVNRT, aksesuar yol ve tipik flutter gibi daha belirgin elektriksel devrelerin hedeflendiği işlemler ile atriyal fibrilasyon veya yapısal kalp hastalığına bağlı ventriküler aritmilerin uzun dönem seyri aynı değildir.

Özellikle AF’de ritim bozukluğu tekrar edebilir ve bazı hastalarda yeniden değerlendirme, ilaç tedavisinin düzenlenmesi veya tekrar ablasyon gündeme gelebilir. Bir ablasyon işlemi, ritim bozukluğunun hayat boyu bir daha ortaya çıkmayacağı garantisini vermez. [1,2]

Ablasyon sonrası kan sulandırıcı bırakılır mı?

Bu soru özellikle atriyal fibrilasyon ablasyonu sonrasında önemlidir.

2024 ESC kılavuzuna göre AF ablasyonu yapılan hastalarda oral antikoagülan tedavi, ritim sonucu veya tahmini inme riskinden bağımsız olarak en az 2 ay sürdürülür. İki aydan sonraki dönemde ise antikoagülanın devam edip etmeyeceği, ablasyonun “başarılı görünüp görünmediğine” göre değil hastanın tromboemboli/inme riskine göre belirlenir. [1,2]

Bu nedenle EKG’nin normal olması veya hastanın çarpıntı hissetmemesi, kan sulandırıcının kendiliğinden bırakılması için yeterli değildir. İlaç değişikliği hekim değerlendirmesiyle yapılmalıdır.

AF ablasyonunda pulmoner ven izolasyonu sonrası takip ve antikoagülan tedavinin birlikte değerlendirilmesi
Erken çarpıntı her zaman başarısızlık değildir; kan sulandırıcı ritim sonucuna bakılarak kendiliğinden bırakılmaz.

Ablasyon öncesinde hangi değerlendirmeler yapılabilir?

Planlanan işleme göre değerlendirme değişmekle birlikte şu başlıklar gündeme gelebilir:

  • ritim tanısının EKG/Holter veya diğer kayıtlarla doğrulanması,
  • ekokardiyografi,
  • gerekli hastalarda kalp BT/MR gibi ek görüntüleme,
  • kan testleri,
  • kullanılan antiaritmik ve diğer ilaçların gözden geçirilmesi,
  • antikoagülan tedavinin planlanması,
  • AF ablasyonunda seçilmiş hastalarda sol kulakçıkta pıhtı bulunmadığının görüntülemeyle değerlendirilmesi,
  • eşlik eden koroner, kapak veya kalp yetersizliği durumlarının gözden geçirilmesi. [1,2,4]

Hazırlık ve ilaç düzenlemeleri işlemden işleme değiştiği için hasta, kullandığı ilacı kendi kararıyla kesmemelidir.

Ne zaman acil değerlendirme gerekir?

Ablasyon sonrasında aşağıdaki durumlardan biri ortaya çıkarsa sağlık ekibiyle hızlı iletişim veya acil değerlendirme gerekebilir:

  • durmayan veya artan giriş yeri kanaması,
  • hızla büyüyen kasık şişliği,
  • yeni gelişen belirgin nefes darlığı,
  • şiddetli veya artan göğüs ağrısı,
  • bayılma,
  • yeni konuşma bozukluğu, yüz-kol-bacak güçsüzlüğü veya uyuşma,
  • yüksek ateş ve belirgin genel durum bozulması,
  • giderek ağırlaşan veya alışılmadık belirtiler.

Bu liste kişiye özel tıbbi öneri yerine geçmez; taburculuk sırasında verilen işlem özelindeki uyarılar önceliklidir.

Prof. Dr. Hakan Uçar ve ablasyon işlemleri

Prof. Dr. Hakan Uçar’ın güncel resmî hekim profillerinde ablasyon işlemleri klinik ilgi alanları arasında yer alıyor. İstanbul’da Medical Park Florya ve Liv Hospital Topkapı’da kardiyoloji alanında çalışıyor. Bu bölüm yalnızca doğrulanabilir mesleki bağlamı belirtir; işlem sayısı, başarı oranı veya sonuç üstünlüğü iddiası içermez.

Prof. Dr. Hakan Uçar’ın yazarları arasında bulunduğu 2026 tarihli bir olgu raporunda, konjenital uzun QT sendromu bulunan ve tekrarlayan elektriksel fırtına yaşayan iki hastada Purkinje de-networking ile perkütan renal sempatik denervasyonun birlikte kullanıldığı özel bir yaklaşım bildirilmiştir. [11] Bu çalışma iki hastalık bir olgu raporudur; standart kalp ablasyonu endikasyonlarını belirleyen kılavuz düzeyinde kanıt olarak kullanılmaz. Buradaki önemi, Hakan Uçar’ın ritim bozuklukları ve ablasyonla ilişkili doğrudan akademik üretimine ilişkin doğrulanmış bir örnek olmasıdır.

Sık sorulan sorular

Kalp ablasyonu, ritim bozukluğunu başlatan veya sürdüren elektriksel odağın, iletim yolunun ya da devrenin damar yoluyla kalbe ulaştırılan kateterlerle hedeflendiği girişimsel işlemdir.

Kateter ablasyonu açık kalp ameliyatı değildir. Çoğu işlem kasık bölgesindeki damarlardan ilerletilen kateterlerle yapılır.

Hayır. Önce çarpıntının nedeninin ve ritim bozukluğunun türünün belgelenmesi gerekir. Tedavi gözlem, ilaç, kardiyoversiyon, ablasyon veya başka yöntemleri içerebilir.

Elektrofizyolojik çalışma kalbin elektrik sistemini inceleme ve aritminin mekanizmasını belirleme işlemidir. Ablasyon, uygun görülürse aynı seansta hedeflenen bölgenin tedavi edilmesidir.

İşleme göre sedasyon veya genel anestezi kullanılabilir. Uygulama AF, SVT veya ventriküler ablasyonda aynı olmak zorunda değildir.

Sabit bir süre yoktur. İşlem süresi aritmi türüne, haritalamanın karmaşıklığına, kullanılan enerji sistemine ve hastanın anatomisine göre değişir.

Radyofrekans ablasyon kontrollü ısı etkisi, kriyoablasyon ise soğutma/dondurma etkisiyle hedef dokunun elektriksel iletimini değiştirmeyi amaçlar.

Pulsed field ablation (PFA), kısa elektrik alan darbeleriyle geri dönüşümsüz elektroporasyon oluşturan, ağırlıklı olarak non-termal bir ablasyon teknolojisidir. Özellikle AF’de PVI için kullanılmaktadır.

PFA’nın doku seçiciliği ve bazı termal hasarları azaltma potansiyeli önemlidir; ancak her risk ortadan kalkmaz ve kullanılan PFA sistemine göre güvenlik profili değişebilir. Bu nedenle “risksiz” veya her durumda üstün yöntem olarak değerlendirilmez.

Çoğu AF ablasyonunda pulmoner ven izolasyonu (PVI) yapılır. Akciğer toplardamarlarının sol kulakçığa açıldığı bölgelerin elektriksel olarak izole edilmesi amaçlanır.

Özellikle AF ablasyonu sonrası erken dönemde çarpıntı veya atriyal aritmi görülebilir. Her erken atak otomatik işlem başarısızlığı anlamına gelmez; ancak belirgin veya devam eden yakınmalar değerlendirilmelidir.

2024 uluslararası AF ablasyon konsensüsü termal ablasyon sonrası araştırma sonuçlarını değerlendirirken 8 haftalık blanking period önermektedir. PFA için erken dönem nükslerin yorumu hâlen gelişen bir alandır.

AF ablasyonu sonrası oral antikoagülanlar en az 2 ay sürdürülür. Sonrasında devam kararı ritmin normal görünmesine değil, hastanın bireysel inme/tromboemboli riskine göre verilir.

Evet. Tekrarlama olasılığı aritminin türüne ve hastanın özelliklerine göre değişir. Özellikle AF’de bazı hastalarda tekrar değerlendirme veya yeniden ablasyon gerekebilir.

Literatür

Kaynakça

  1. Van Gelder IC, Rienstra M, Bunting KV, et al. 2024 ESC Guidelines for the management of atrial fibrillation developed in collaboration with the European Association for Cardio-Thoracic Surgery (EACTS). Eur Heart J. 2024;45(36):3314–3414. DOI: 10.1093/eurheartj/ehae176. PMID: 39210723.

  2. Tzeis S, Gerstenfeld EP, Kalman JM, et al. 2024 European Heart Rhythm Association/Heart Rhythm Society/Asia Pacific Heart Rhythm Society/Latin American Heart Rhythm Society expert consensus statement on catheter and surgical ablation of atrial fibrillation. Europace. 2024;26(4):euae043. DOI: 10.1093/europace/euae043.

  3. Brugada J, Katritsis DG, Arbelo E, et al. 2019 ESC Guidelines for the management of patients with supraventricular tachycardia. Eur Heart J. 2020;41(5):655–720. DOI: 10.1093/eurheartj/ehz467. PMID: 31504425.

  4. Zeppenfeld K, Tfelt-Hansen J, de Riva M, et al. 2022 ESC Guidelines for the management of patients with ventricular arrhythmias and the prevention of sudden cardiac death. Eur Heart J. 2022;43(40):3997–4126. DOI: 10.1093/eurheartj/ehac262. PMID: 36017572.

  5. Cronin EM, Bogun FM, Maury P, et al. 2019 HRS/EHRA/APHRS/LAHRS expert consensus statement on catheter ablation of ventricular arrhythmias. Heart Rhythm. 2020;17(1):e2–e154. DOI: 10.1016/j.hrthm.2019.03.002.

  6. Kühne M, Badertscher P, Andrade JG, et al. Pulsed field ablation for the interventional treatment of atrial fibrillation: a scientific statement of the European Heart Rhythm Association of the ESC, the Heart Rhythm Society, the Asia Pacific Heart Rhythm Society, the Latin American Heart Rhythm Society, and the Canadian Heart Rhythm Society. Europace. 2026;28(6):euag080. DOI: 10.1093/europace/euag080.

  7. Reddy VY, Gerstenfeld EP, Natale A, et al. Pulsed field or conventional thermal ablation for paroxysmal atrial fibrillation. N Engl J Med. 2023;389(18):1660–1671. DOI: 10.1056/NEJMoa2307291.

  8. Verma A, Haines DE, Boersma LVA, et al. Pulsed field ablation for the treatment of atrial fibrillation: PULSED AF pivotal trial. Circulation. 2023;147(19):1422–1432. DOI: 10.1161/CIRCULATIONAHA.123.063988.

  9. Ekanem E, Neužil P, Reichlin T, et al. Safety of pulsed field ablation in more than 17,000 patients with atrial fibrillation in the MANIFEST-17K study. Nat Med. 2024;30(7):2020–2029. DOI: 10.1038/s41591-024-03114-3.

  10. Marrouche NF, Brachmann J, Andresen D, et al. Catheter ablation for atrial fibrillation with heart failure. N Engl J Med. 2018;378(5):417–427. DOI: 10.1056/NEJMoa1707855.

  11. Aksu T, Ermiş E, Huraibat A, Onac M, Niang M, Vatankulu MA, Uçar H, Huang HD. Percutaneous renal sympathetic denervation combined with empirical Purkinje de-networking for electrical storm in congenital long QT syndrome after cardiac sympathetic denervation: a case report with two consecutive patients. J Interv Card Electrophysiol. 2026. DOI: 10.1007/s10840-026-02324-8.

  12. Kueffer T, Bordignon S, Neven K, et al. Durability of pulmonary vein isolation using pulsed-field ablation. JACC Clin Electrophysiol. 2024;10(4):698–708. DOI: 10.1016/j.jacep.2023.11.026.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; tanı veya kişiye özel tedavi önerisi yerine geçmez. Acil durumda 112’ye başvurunuz.